Kendinden Uzaklaşmak
Kendinizi hiç kendinizden uzak hissettiniz mi? Ya da hiç kendinizde hissettiniz mi? Muhtemelen bunu düşünmek içinizde bir çok şeyi koparacaktır. Çünkü bazı şeyleri düşünmemek daha az acı verici olduğunu zannediyoruz. Oysa tek yaptığımız acıyı zamana yaymak. Belki haftada bir, belki ayda, belki ise her gün. Durumun ağırlığını taşımak yerine onu görmezden geliyoruz. Fakat ne kadar kaçarsak kaçalım peşimizden gelmeye devam ediyor. Ve bu durum bize kolaymış gibi hissettiriyor. Gerçekten öyle mi olduğunu tartışalım.
'Kendinizden uzak hissetme nedir?' onu düşünmekle başlayalım. Bir çember çizelim. Ortasına bir nokta ve çevresine 2 çember çiziyoruz. Noktayı en son ele alacağız, o yüzden ilk çembere sizinle etkileşim içinde olan kişileri yazalım. Aile, arkadaşlar, akrabalar vs. İkinci çembere hayalleriniz, hedefleriniz, planlarınızı yazın. Son çembere ise fobileriniz, oyun, müzik dinlemek, spor yapmak gibi. Son çemberi de doldurduğumuza göre noktaya dönebiliriz. Eminim noktayı zaten anlamışsınızdır. Nokta sizsiniz. Çünkü bu çemberleri yönetmesi gereken kişi sizsiniz. Fakat gerçekten orada olduğunuzu hissediyor musunuz? Yoksa çemberi dışarıdan mı izliyorsunuz?
Çemberi dışarıdan izlemek nedir? Kafa karıştırıcı değil mi? İlk duyduğumda benim için idrak etmesi oldukça zor olmuştu. Fakat çemberi çizdiğimde fark ettim. Ben kontrol etmem gereken o noktayı bırakmıştım. Etkileşim içinde olduğum insanlar hayatımı yönetmeye başlamıştı. Onların dediklerine kulak asmış, kendimi onları mutlu etmek için çabalarken bulmuştum. Ve öyle ki kendi merkezimi görünmeyecek hale getirmiştim. Bu doğal olarak çemberlerin hepsinin düzenini bozmuştu. İnsanlar hayatımı şekillendirdi. Bu mantığa yatan bir durum mu? Benim çemberimin hükmünü neden başkaları sürüyor ki? Olması gereken bu değil midir? Öyleyse neden kendi çemberimi dışarıdan izliyorum?
Bunun sebebinin tamamen kendimize olan küskünlüğümüz olduğunu düşünüyorum. Başkalarını kabullenmek, onları benimsemek kendimi benimsemekten daha kolay geliyor. İnsanlara iyi davran, seni iyi görsünler, yanında kalsınlar, kötü de olsalar ilişkini kesme. Hep iyi olan, nazik olan ol. Sonucunda sana olan sınırlarını bilmesinler. Neden bunu tercih ediyoruz ki? Neden insanların bizden öncelikli olmasını önemsiyoruz? Sanırım bunu bir sonraki yazımda ele alacağım.
İşin sonucuna gelirsek, ben herkesin olması gereken yerde bulunmasını istiyorum. Merkez noktasında olması. Bencil birisi olmak gibi görünse de önce kendisini sevmesi, kendisini mutlu etmesi, kendini düşünmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü herkesin hayatında ki merkez kendisi. Eğer ki hayatınızı gerçekten mutlu geçirmek istiyorsanız bunu düşünmelisiniz. Tabii olayları dışarıdan seyredip hayatınızı değersizleştirmeyi de tercih edebilirsiniz. Bunun tercihi sizin elinizde, noktaya ulaşmanın da sizin tercihiniz olması gibi.
Bu günlük bu kadar. Zaten yazmayı kesmezsem arkada çalan şarkılar beynimi delecek. Yazı yazıyorum diye sakin şarkılar açtım ama tüm sakin şarkılarım üzücü şarkılar. O yüzden yazmayı bırakıp daha neşeli şarkılar (mümkünse oyun havası) dinleyeceğim. Teşekkür ederim vakit ayırdığınız için. Hera iyi günler diler💖